Ayku Kansu'nın Bahçelievler Yapı Kooperatifi ile ilgili yazısında (http://psi203.cankaya.edu.tr/uploads/files/Kansu,%20Bahcelievler.PDF) geçmişte planlanan ve şimdiki Bahçelievler sınırları aşağıdaki gibi tanımlanmaktadır. Semt şimdiki haliyle ilk planlandığı ve yapılandığı dönemin altı katı büyüklüğüne ulaşmıştır.
http://www.resmigazete.gov.tr/main.aspx?home=http://www.resmigazete.gov.tr/arsiv/2948.pdf&main=http://www.resmigazete.gov.tr/arsiv/2948.pdf
1945’te inşa edilen Bahçelievler İlkokulu (Nebahat Keskin İlkokulu) Gemeinschaftsbauten der Siedlungsmitte [Yerleşim Alanının Ortasındaki Kamusal Yapılar] olarak planlanan bölüme konumlandırılmış, ancak yatay olarak okulun doğusundan başlayıp okul arazisi eninde devam eden ve ufak dükkânlardan oluşan küçük bir pazaryeri olarak tasarlanan bölüm kooperatif yöneticileri tarafından iskâna açıldığı 1939 yılından hemen sonra bu dilimin devamı olan ve 3 Cadde (Azerbaycan Caddesi) ile 42. Sokak’ın (Yeni 49 Sokak) köşesinde bulunan parsele inşa edilen “Polis Noktası” 1960’lı yılların sonlarına kadar kullanıldıktan sonra ortadan kaldırılmıştır.
Bahçeli Evler Yapı Kooperatifi yöneticilerinin
üyelerine ev yapmak için
1930’lu yılların Ankara’sında önce
Havuzbaşı’nın -yani bugünkü Kızılay
Meydanı’nın- batısında Hazine’ye ait
bir araziyi istemiş ama alamamış olduğunu,
Kavaklıdere civarında kendilerine
gösterilen yerleri kooperatif
üyelerinden çoğunluğunun bankacı
olup Ulus’ta çalıştığı ve bu yüzden
kendilerine uzak gözüktüğü için istemediklerini,
sonra kendilerine
önerilen ve Ulus’ta o günkü Türkiye
Büyük Millet Meclisi binasının arkasına
düşen Hazine’ye ait bir başka
arazinin bu sefer de Jansen Planı’nda
ileride kurulması düşünülen “amele
mahallesi”ne yakın olması gerekçesiyle
reddedildiğini biliyoruz. Kooperatif
yönetimi sonunda, Ankara şehrinin
o günkü imar planı içinde olup
da ucuz bir şekilde elde etme imkânı
bulamadıkları bu kooperatif arsasını,
imar planı dışında olup Jansen’in imar
planına dahil edilmesini önerdiği Çiftlik
Yolu üzerindeki Abdi Paşa Çiftliği
arazisi içinde buldular.


Kooperatif
yöneticileri, o sıralarda Ankara’da
bulunan Jansen ile birlikte Abdi Paşa
Çiftliği’nin bir bölümünü oluşturan
bu toprak parçasını yerinde inceleyip
şehir planlamacısından da olumlu gö-
rüş aldıktan sonra -bir anlatıma göre
çok ucuz bir fiyata, bir başka anlatıma
göre de hiçbir bedel ödemeden- bu
araziyi aldılar.2 Hem genel yerleşim
planının hem de bu plan üzerinde
inşa edilecek olan evlerin tasarımlarını
da bizzat Jansen yaptı.
Aşağıdaki adreste Ankara Bahçeli Evler Yapı Kooperatifinin kuruluşuna, yani Bahçeli ve Emek'in kuruluşuna dair kararnameyi içeren 7 Mart 1935 tarih ve 2948 sayılı Resmi Gazeteye ulaşılabiliyor. Bu kararnamede Bahçelievler'in 119 kurucusunun da isimleri yazılı. Meraklılarının ilgisini çekebilir. Belki bazılarının babaları veya dedelerinin ismi burada geçiyor olabilir.
http://www.resmigazete.gov.tr/
Günümüzdeki mahalle sınırları
Bahçeli Evler Yapı Kooperatifi’nin 1930’lu yılların ikinci yarısında planlarını Ankara’nın imar planını yapmakla görevli olan Hermann Jansen’e çizdirmiş olduğu Türkiye’deki ilk “bahçe şehir” uygulaması olan -ve bugünkü Bahçelievler’in küçük bir bölümünü oluşturan- bölge, 1950’li yılların başlarından itibaren basılmış olan Ankara şehir haritaları üzerinde basit bir inceleme yapıldığında artık neredeyse fark edilemeyecek bir duruma gelmiştir. Bugün, hem halk ağzında hem de resmi belgelerde “Bahçelievler” denildiğinde anlaşılan bölge, kuzey sınırı Tandoğan Meydanı’ndan batı istikametinde Atatürk Orman Çiftliği’ne giden De Gaulle Caddesi’nin Beşevler kavşağında ad değiştirerek devamı olan Bahriye Üçok Caddesi, batı sınırı bugünkü adı Mevlana Bulvarı olan Konya Yolu, güney sınırı İsmet İnönü Bulvarı ve batı sınırı da Beşevler kavşağından güney istikametine doğru inen ve Bahçelievler’i Anıt Kabir’den ayıran Mareşal Fevzi Çakmak Caddesi ile “çerçevelenmiş” bulunmaktadır.
Jansenn Planına Göre Bahçelievler Yapı Kooperatifi'nin Günümüz Haritasında Yer Alan Sınırları
Günümüz Ankara şehir haritalarına bakıldığında, kooperatifin kendisine yaptırttığı bu ufak “bahçe şehir” 1960’lı yıllardan itibaren resmi kayıtlara geçtiği ve halk ağzında yerleştiği şekliyle kuzeyde 54. Sokak, batıda IV. Cadde -İ. Melih Gökçek’in büyükşehir belediye başkanlığı esnasında değiştirdiği, ama hemen hemen “hiç” kimsenin kullanmadığı adıyla, Kazakistan Caddesi-güneyde VI. Cadde, doğuda da II. Cadde -yeniden adlandırıldığı şekliyle, Prof. Muammer Aksoy Caddesi- içinde kalan ve dikey konumlandırılmış bir dikdörtgeni andıran bölgedir.Bu alanda “cadde” olarak adlandırılmasına rağmen gerçekte normal genişlikte bir sokak olan III. Cadde -kullanılmayan yeni adıyla, Azerbaycan Caddesi- 1950’li yıllardan başlayıp 1980’li yıllara kadar troleybüs hattının da geçtiği bir anacadde işlevini bugün de -günün hemen hemen her saatinde trafiğin adım adım ilerlediği haliyle- sürdürmektedir.
JANSENN'İN PLANLADIĞI "YERLEŞİM ALANININ ORTASINDAKİ KURUMSAL YAPILAR PLANI" (Yukarıdaki haritada YEŞİL ÇİZGİ ile gösterilen alan)
Bugünlerde 45. Sokak -yeni adlandırıldığı şekliyle, Şevket Süreyya Aydemir Sokak- 44. Sokak, 42. Sokak ve III. Cadde ile kuşatılan bu ufak adada kamusal işlev gören tek bina, cephesi III. Cadde’ye bakan PTT binasıdır
Sosyal Eğlence Mekanları
Sokaklar ve Konutlar
(Kaynak :http://www.itudergi.itu.edu.tr/index.php/itudergisi_a/article/viewFile/904/830)39 Sokak No 23 B4 Tipi Konut
DİLEK DALAT EVİ
Yapılan apartmanların cephe hizaları eski sisteme uygundur; konut önü alanlarını ise otopark ya da bahçe olarak kullanmaktadırlar. Genellikle Jansen’in B4’lerde potansiyel kapatı- labilecek alanlar olarak tanımladığı balkonlar tüm konutlarda kapatılarak oda haline getirilmiş ya da diğer eklerin bünyesindeki iç mekânlar haline gelmiştir. Yine B4’lerde iki yandaki, yaklaşık 150cm yüksekliğindeki duvarlar kaldırılsa bile, kuvveti ekler üzerinde etkili olmuş ve eklerin bu hizada durmaları sağlanmıştır. Bazı konutlarda kullanıcılar kendi dış bahçe duvarlarını oluşturduktan sonra içteki bu duvarları kaldırarak ön-arka ayrımının keskinliğini yumuşatmış- lardır. Konutlardaki genişleme sırasında genellikle eski sınır paralel bir biçimde ötelenmiş ve bu sınırın üzerindeki iç-dış mekân arasındaki düzenleyiciler ötelenen son sınır üzerine taşınmışlardır. Bunun dışında ekler önceki yapıya uyum sağlayacak şekilde yapılmaya çalışılmış- tır. Jansen tüm konutların alt katlarında, yapım sisteminin elverdiği oranda mekânlar arası sınırları açmıştır. Çoğu odanın birbiriyle ve de holle ilişkisi kurulmuş, duvarlar geçişlerin duvarları haline gelmiştir. Mekânların daha verimli kullanılabilmesi için sonradan ev sahipleri tarafından bu geçişler ya kapalı tutulup mekân kullanıcıya göre tanımlanmış ya da kaldırılarak yeniden dü- zenlenmiştir.
Bahçelievler örneğinde katı bit modernist tavır bulmasak bile, seri üretimin ve toplu yerleşmenin birçok önerilerini görmek mümkündür. Jansen, farklı kültürden gelen yabancı bir mimar/şehirci olarak, bu yerin gerçeklerini anlamaya çalışmış ve farklı sınır olasılıkları tanımlamıştır. Genel tasarımcı kişiliğinde yerin verileri onun için özeldir; bunu Ankara’ya olan tavrı ile de belirlemiştir. Bu anlamda konutu sosyaboyutu ile algıladığı da açıkça gözlenmektedir. Daha çok küçük, geleneksel bir Alman yerleş- mesi gibi başlayan projenin zaman içinde, dıştan da yönlendirmelerle geldiği sonuç, istenilen prensipleri de tam bırakmadan bu yerin çözümü olmuştur. Jansen, sokağa karşı açık konut mantığından bir adım geri durmuş ve evin sınırlarına tereddütlü yaklaşmıştır. Burada gelenekselden geleni anlayarak ona yakın durmaya çalışmıştır. Mahremiyet kavramına özen gösterdiği açıktır. Bunu tip konutlar için belirli bir mantık dâhilinde geliştirmiştir. Konutların ön ve arka yönünü bir şekilde ayırmış, kontrollü geçişler sağlamış- tır. Yine de konut önlerinde, batı kültüründe yaşayabilen, açık sınır mantığı, ilk değiştirilen özellik olmuştur. Herkesin ilk andan itibaren basit ya da tasarlanmış şekilde kendi problemine çözüm aradığı gerçektir. Bu bugün tespit edebilen örneklerde de görülebilmektedir. Yapısal çevrede kontrolün ve belirli sınırlamaların olmadığı yerde insan yaşadığı yeri kendi değerlerine, mahremiyet derecesine ve isteğine göre yeniden tanımlamaktadır. Arsa alanının konut alanına oranının çok fazla olması, yatayda ve düşeyde daha fazla alanı çevrelemek, kapatmak üzere bir eğilimi pekiştirir. Bu da insanın egemenlik alanının dışa doğru hareket ettiğini kanıtlamaktadır. Bugün Bahçelievler’de tespit edilen konutların çoğunun sınırları ötelenmiş, iç sınırları ve mekân ilişkileri değiştirilmiştir. Ama onlardaki çözülme en önce büyük ölçekteki belirleyici ana sınırlarda başlamıştır. Daha önce belirlenen içe dönük yapı, sınırların akışkanlık kazanıp, hareketliliğin ve trafiğin artmasıyla dı- şa dönmüş ve çevresiyle iletişime geçmiştir. İnsan, kendi isteklerini, anlayışını ve kültürünü konutunun sınırlarına yansıtmaktadır. Bunu en başta kendisi yapmaktadır, fakat şimdi de her ne dikte edilirse edilsin, olanağını bulduğunda örgütlemeye, herkeste benzer olanı kendisininki yapmaya ve sınırlarını işaretlemeye devam etmektedir. Mekân tasarımcısının da insanın sınır niyetinin altındaki özü anlayabilmesi, kurguladığı mekândaki sınır olasılıklarını çeşitlendirmesi adına önemlidir. Bahçelievler Örneği bu çerçevede fiziksel, psikolojik, sosyal sınır olası- lıkları üzerine bir analiz ve değerlendirme yapma imkânını vermiştir.
Özlem MUMCU UÇAR* , Ahsen ÖZSOY İTÜ Mimarlık Fakültesi, Mimarlık Bölümü, 34437, Taşkışla, Taksim, İstanbul
Mahalleyi Tamamlayan Diğer Yapı Koopratifleri
Batı, doğu ve
güney istikametlerine doğru bu kooperatif
arazisinin yanına “bitiştirilmiş”
şekilde 1940’lı yılların hemen
başından itibaren eklenen diğer yapı
kooperatifleri
- Tasarruf Kooperatifi (1941),
- Ankara İş Bankası Memurları Yapı Kooperatifi (1942-1954),
- Ucuz
Evler Yapı Kooepratifi (1942),
Yukarıdaki üç koopreatif ile ilgili bilgil ve Ankara'da Banka İkramiye Evleri konulu makale için tıklayınız. - Emekli
Sandığı Yapı Kooperatifi (1940-1942)
Emek, adını Emekli Sandığı Memurları Ev Yapı Kooperatifi olan konut kooperatifinden almıştır. Kooperatifin 8 Mayıs 1951'de belediyeye verdiği dilekçede henüz semtin adı yoktur ve bölgeden ''Bahçelievler'in orta mektebi arkası'' diye söz edilir - Dikmen Yapı Kooperatifi [İsrailEvleri] (1954)
Emek'teki İsrailevleri'ne, İsrailli bir firmaya ait olmasından dolayı bu isim verilmiştir. İsrailevleri'nin 1953'te milletvekilleri ve üst düzey bürokratlarının kurduğu bir kooperatif olduğu kitaplarda yazar. Kooperatifin ilk adı Dikmen Yapı Kooperatifi'dir.
"BAHÇELİ EVLER Yapı Kooperatifinin Kuruluş Kararnamesi"ni ilgiyle okudum. Ekin tarlaları üzerinde bir proje geliştiriliyor, bir mahalle yaratılıyor. Yıl 1935. Bu gün, Yani 2016 yılında bu mahallenin adı "BAHÇELİEVLER MAHALLESİ".
YanıtlaSilAradan 15 yıl kadar geçtikten sonra yine ekin tarlaları üzerinde benzer bir proje ile "EMEKLİ Sandığı Çalışanları Yapı Kooperatifi" kuruluyor. Kooperatif tarafından 1950'li yılların başında tamamlanıp üyelere dağıtılan bahçeli evler eski ve yeni karışık adlarıyla Şehit Yavuz Oğuz Sokak, 4.Cadde, 25.Sokak ve 8.Cadde arasında yer alıyor. Kooperatif adına binaen bu yeni mahalle de "EMEK MAHALLESİ" olarak anılıyor.
!935 tarihli Bahçelievler Kooperatif kararnamesinin yazımında kullanılan dil ayrıca dikkat çekiyor.